DOLAR: 46.4 TL
EURO: 53.1 TL

Köşe Yazıları

6 yıl önce

Bu yazıda, İzmir BB. APİKAM’dan 2009’da kopyasını edinmiş olduğum İkdam gazetesinin 12 Eylül 1925 tarihli sayısında yer alan, Giresun’a dair bazı haberleri paylaşmak istedim. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, adı daima fındıkla birlikte anılagelen Giresun’un fındık ticaretine dair “Giresun’da Fındık” başlığıyla şöyle bir habere yer verilmiştir: “Sevkiyat başlamış ve 15 günde yedi bin çuval sevk edilmiştir. Giresun: 4 Eylül (Muhabir-i mahsusamızdan)- Malumat-ı ticariye: 16 Ağustos’tan itibaren iskelemizden...

6 yıl önce

Yıl 1937... “Tirebolu’da Yapılacak 19 Mayıs Şenliklerine Ait Proğram” başlığı ile “Tertip Heyeti” tarafından duyurulan bayram kutlamaları, saat 10.00’dan itibaren yoğun ve çok renkli bir şenlik olarak hazırlanmıştı. 19 Mayıs’ta saat 10.00’da başlayacak olan kutlamalar, yayımlanan geniş proğram içeriğine göre saat 18.35’te sona erecekti. Program kapsamında yer alan eğlenceler ve çeşitli dallardaki yarışlar, saat ve dakika bazında önceden ilan edilmişti. Gün boyu...

6 yıl önce

Osmanlı Padişahı II. Beyazıt'ın oğlu Şehzade Abdullah'ın Trabzon'da sancak beyliği yaptığı dönemde, bölgenin Türkleştirilmesi amacı ile Trabzon'dan getirilen bir grup Türk ailesi, Giresun Merkez Taşbaşı mevkiinde Hüdavendigar (Sultan Selim) Camii ve onun çevresinde yer alan hamam, imarethane ve medresenin bulunduğu bölgeye yerleştirilmiştir… Hüdavendigar Camii cuma namazlarındaki zorunlu toplanma yeri olması yanında bir forum ilim ve tören merkezi görevi de görmüştür. Bu külliyenin...

6 yıl önce

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren üzerinde durulan temel sorunlar arasında eğitim konusu ilk sıralarda yer alıyordu. 1928 yılında Harf İnkılâbı’nın gerçekleşmesinin ardından Millet Mekteplerinin işlevselliğiyle önemli bir ivme kazanan eğitim politikalarında, öncelikle okuryazarlığın oranca arttırılması yoluna gidildi. Yeni harflerin öğrenilmesinin hızlı ve kolay oluşu, halk dershanelerinin açılması, okulların yaygınlaştırılması ve bilhassa köylü kesimin okur-yazar olmasına özen gösterilmesi doğrultusunda milli kalkınma hedeflendi....

6 yıl önce

Rüsumat-4 gemisinin başından geçenleri; 1921’de Ordu ilimizde düşman gemileri tarafından yapılan saldırılarından kurtarılmasını ve belediye ile halkın Ordu’daki özverili çalışmalarıyla Rüsumat-4’ün tekrar yüzdürülmesi ve görevine devam etmesini, Eynesil’de Yunan muhribi ve Dafni torpidobotunun saldırılarıyla ağır hasarlar aldığını, ardından Eynesil’de mahalli halkın yardım ve destekleriyle Rüsumat-4’ün kurtarılmaya çalışıldığını ancak tekrar saldırıya maruz kalarak kullanılamaz hale geldiğini Rüsumat serisinin 1 ve 2...

6 yıl önce

-Geçen haftanın devamı- 28 Eylül 1921 günü Samsun’da yükünü boşalttıktan sonra Trabzon istikametine doğru yola koyulan Rüsumat-4 gemisi, Tirebolu’da yoğun bir sis ve sert bir rüzgârla karşılaşmıştı. Geminin görüş alanı daralmıştı. Bu esnada düşman karakol gemileri civarda bulunuyordu. Rüsumat-4 Eynesil önlerinde panter sınıfı bir Yunan muhribi ve Dafni torpidobotuyla karşılaştı. Rüsumat-4’ün baş kısmı karaya oturtuldu ve deniz valflerinin açılmasıyla gemi kısmen batmaya...

6 yıl önce

1921’de Eynesil’de batırılan bir gemi: Rüsumat-4… Öncelikle gemiye dair önemli bilgileri ve geminin başından geçenleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın yayınlamış olduğu metin üzerinden derleyerek nakledelim: Rüsumat-4, çeşitli taşıma hizmetleri ve başarıyla yerine getirdiği görevler sonucunda pek çok kahramanlıklara imza atmış olan bir Osmanlı gemisiydi. Ortalama 30 metre boyunda ve 6 metre civarında bir genişliğe sahipti. İngiltere’de 1891 yılında inşa edilmişti ve balıkçı gemisi...

6 yıl önce

Yöremizde unutulmaya yüz tutmuş sözcükleri kayda almaya, derledikçe aktarmaya devam ediyoruz. Bunlardan bazılarının etimolojik kökenine ulaşmakta çok zorlansak da kimi zaman Türkçenin en eski sözcüklerinden biri olduklarını anlamakta zorlanmıyor, büyük bir heyecanla kayda alıyoruz. Tek kaygımız Türkçemizin kuytu köşelerde unutulmaya terk olunmuş söz varlığına dair değerleri açığa çıkarmak, yitmesini, unutulup gitmesini engellemektir. “Bürük” sözcüğü Espiye’nin orta kesim köylerinde ortalama elli yaş...

6 yıl önce

Bilge Kağan’ın Orhun Abidelerinde geçen “Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım; ölesiye, bitesiye çalıştım. Aç milleti tok, az milleti çok, yoksul milleti bay kıldım...” sözleri, tarihin derinliklerinden çağımıza kadar sosyal devlet anlayışının Türk devlet geleneğindeki yerini özetler niteliktedir. Halkın tüm sosyal ihtiyaçlarının karşılanması, ihtiyaç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi yönündeki insancıl politikalar, Türk devletlerinin daima ayrıcalığı olmuştur. Selçuklu Devleti döneminde olduğu gibi,...

7 yıl önce

Mehmet Kaplan’ın “Kültür ve Dil” (2004, S. 42) adlı eserinde çok önemli bir tespit yer almaktadır: “Türkçenin en eski kelimeleri uzak köylerde yaşamaktadır. Türk kültürünü tanımak için onları da kullanıldıkları cümleyle beraber derlemeye ihtiyaç vardır.”Kültür-Dil ilişkisi tarihin anlaşılmasında, analizinde ve aktarılmasında birinci dereceden önem arz eden bir husustur. Bir topluluğun en eski çağlarından itibaren tarih ve kültür sahasındaki yerini tespit...

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »
Yukarı Çık