DOLAR: 3.65 TL
EURO: 4.30 TL

Köşe Yazıları

6 gün önce

Rahmetli Erbakan Hocanın evlatlarıyla Saadet Partisi arasındaki miras kavgası yeni değil… 4-5 yıldır devam eden bir mesele… Bugünlerde partinin mallarına haciz konulması meselesi, yılardır devam eden tartışmanın sadece hukukî neticesi! *** Erbakanzadelerle Saadet Partisi arasında yıllardır ceryan eden bu tartışmanın arkasındaki esas sebep; maddî mirasın kavgası değil, manevi ve siyasî mirasın kavgasıdır. Bu meselenin manevî ve siyasî boyutu olmasaydı böyle bir miras kavgası...

6 gün önce

Bu yaz yaylanın birinde, gece saatlerinde, adamın biri  abartısız bir saat boyunca  otomatik  pompalı  tüfeğinin  tetiğine  bastıkça bastı.  Sabah erkenden kalkıp  merakla  kovan  saymaya  gittim, üç yüz elliden sonrasını sayamadım. Bu  nasıl  bir ruh halidir, nasıl bir hamlık, nasıl bir tatminsizlik veya nasıl bir ego tatmini anlamak mümkün değil ! Bu türden magandalara  düğünlerde, trafikte, asker uğurlamalarında, aile içi ve sokak...

6 gün önce

Camiler İslâm’ın mabedidir ve hayatın tam ortasındadır. Cami bir Müslüman için hayatın olmazsa olmazlarındandır. Zira İslâm toplumunda CAMİ bedende KALP gibidir. Nasıl ki kalp vücudun hayatiyetini sürdürebilmesi için hiç durmadan diğer organlara kan pompalıyor ise camiler de İslâm toplumunun dinamik kalabilmesi için manevi kan pompalamaktadır. Bu yüzden camiler manen diriliş mekanlarıdır.  Bunun en yakın örneğini 15 Temmuz darbe girişimi sırasında...

6 gün önce

19 Nisan 1938’de Kırşehir’de büyük bir deprem meydana geldi. Depremin etkisi, Yozgat, Ankara, Çorum ve Kayseri’de birinci dereceden 226, ikinci dereceden ise 1550 kilometre karelik bir alanda hissedildi. Depremin etki sahası toplamda 1776 kilometre kareydi. Sarsıntıdan sonra oluşan çukurlardan kızgın dumanlar yükseliyordu. Yüzden fazla vatandaş ölmüştü (Sevilay Özer, “1938 Yılı Kırşehir Depremi”, OMAD, c.3, sy. 5/2016,s. 99-100, 104). Kırşehir’de zarar büyüktü....

1 hafta önce

Yunan donanması, Sakarya’da aldığı yenilginin etkisiyle Karadeniz kıyılarındaki etkinliğini arttırmış ve öfkeli birtakım faaliyetler yürütmeye başlamıştı. Yunanlılar, Doğu ve Batı Karadeniz bölgelerinde iki ayrı grup halinde dolaşıyorlardı. Deniz açıklarında gezerek, ansızın bir hamleyle kıyılara yaklaşıp, Türk gemilerini yakalamaya çalışıyorlardı. Rüsumat 4 No. Gemisi, bu ablukaya düşmeden Samsun’a ulaşmak için yola çıkmıştı. Gemi, kıyı yakınlarını takip etmek zorunda kalmıştı. Uğradığı her...

1 hafta önce

Hicrî yeni yılda hicreti anlamak için yolculuğa çıkıyorum, içimde. Hicret ki bir hicran, vuslat için aşkullaha. Bir kader dokunuşu habibullah olana. Bir terk ediş şerleri, hayrın zaferi için. Hicret bir gidiş, sabrın öte yakası, mücadeleye. Hicret bir göç, tenden ruha, Yakubça hüzne. Bir niyet, İbrahimî bir teslimiyete, Hüseyni duruşlar için. Bir yöneliş, tamamlanmaya, kemâlâta Hicret bir uzaklaşma, batılı zail için. Hicret bir varış, düzensizlikten nizama, devlet olmaya. Bir imtihan, vaz...

1 hafta önce

“Her şeyin yenisi, dostun eskisi makbuldür” denirdi… Ya da bizler öyle zannederdik. Ne yediklerimizde eski tat var, ne de eski dostlarda! Görülen o ki, birileri sadece yediğimiz gıdaların tohumlarıyla oynamamış, insanlarımızın genleriyle de oynamışlar. Ya da, yediğimiz bozuk gıdalar insanlarımızın genlerini de bozmuş! *** 40-50 sene önceki gerek siyasette, gerek ticarette ve meslekte dostlar arasındaki samimiyet, kardeşlik duyguları maalesef ne bugünün gençleri arasında, ne...

1 hafta önce

Hicret denilince ilk akla Efendimiz(as)’in milâdî 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç edişi akla gelmektedir. Lakin hicret salt bir terk ediş ya da göç değildir. Bunu gerek Efendimiz’in söz konusu hicretlerinden gerekse hicretten sonraki konu ile alakalı açıklamalarından anlıyoruz. Birinci husus şu. Tüm nebilerde olduğu gibi Allah Rasûlü de hicret etmiştir. Hicret Kur’an’da da övülen bir davranış (Enfal8/74,Tevbe9/20) olmuş ve Ashab-ı Kiram...

2 hafta önce

Giresunluların teşkil ettiği 42. ve 47. Gönüllü Alaylar’a, Eynesil’den de pek çok yetişkin ve hatta çocuk yaştakiler katılmışlardı. Eynesilli Tevfik (Gül) Efendi de Eynesil’den çıkarak çocuk yaşta Topal Osman Ağa’nın başında bulunduğu 47. Gönüllü Alay’a katılmıştır. Emperyalizmin Türk topraklarını sardığı bu dönemde yöre gençlerinin Gönüllü Alaylar’a hiç düşünmeden canlarını ortaya koyarak nasıl katıldıkları, Şener’in Giresun derlemelerinden de açıkça anlaşılmaktadır: “Aba, zıpka, başlık/Beş...

2 hafta önce

Din vicdan işi midir? Hayır, din vicdan işi değildir. Hele ki bu din İSLÂM ise hiç mi hiç vicdan işi değildir. Zira dinin hedefi   insanı dünya ve âhiret mutluluğuna ulaştırmaktır. Bu manada din hayatın tam ortasındadır. Hayatta yaşanır olmayan, hayata müdahale etmeyen bir din zaten İslâm değildir. “Din vicdan işidir” iddiasında bulunanların dahi hayatlarında dine dair hayata yansıyan kırıntılar vardır....

Sonraki Sayfa »
Yukarı Çık