DOLAR: 3.79 TL
EURO: 4.67 TL

Köşe Yazıları

Dün

Birileri dine dair ne varsa itibarsızlaştırmak, dînî değerlerin, dînî kavramların içini boşaltmak için yoğun mesai harcıyor. Tabi bunu yaparken    biraz da çaktırmadan yapıyorlar ki Müslüman  halkı karşılarına almasınlar. Bu bağlamda direkt dine ve değerlerine saldırmak yerine meselâ  DİYANET üzerinden  salvo yapıyorlar. İşte son örnek. Bir gazete, daha doğrusu paçavra şöyle başlık atmış:  “Diyanet’ten bir skandal daha. Sol elle şeytanlar yemek yer”....

Dün

Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Amerikalı generali kast ederek “Hiç Osmanlı tokadı yemediği çok açık” demesi, gerçekten de Osmanlı tokadı gibi büyük ses getirdi. Dünyanın dikkatini çekmek için bundan daha iyi bir strateji de olamazdı. Hiç şüphesiz bu deyimin manasını bilmeyen Beyaz sarayda oturan Amerikalılar, basın yayın organları, gazeteciler, araştırıp öğrenmişlerdir! Osmanlı tokadı, atalarımızın; kılıcının olmadığı, kırıldığı, yere düştüğü, düşmanla birebir,...

Dün

Bu yazıda, 1936 Temmuz’unda Akgün gazetesinde neşredilmiş bir anlatıyı olduğu gibi nakledeceğiz. Zamanın şarlarında Ordu’dan Giresun’a yolculuk yapan bir vatandaşın bozuk ve dar yollar üzerinden, zorla geçilen dereleri aşarak Giresun’a nasıl ulaştığı bu yazıda kaleme alınmıştır. İki şehrin yakın tarihine ışık tutacağı düşüncesiyle bu yolculuğun ve yolların durumunun aktarılması önem arz etmektedir: “Ordu’dan Giresun’a kara yolu ile nasıl gelinir... Geçen pazar günü...

1 hafta önce

Dünya için “yalan dünya” diye diye sonunda olanlar oldu! Sahiciliğini kaybetti, dünya. Yalanın, yalancılığın, yapmacıklığın yurdu oldu, yeryüzü. İnsanlar, kendisi olmayı unuttular. “Sahi mi? Gerçekten mi?” soruları, hayatta değil artık! Bir kere; sahtesi çıkmayan ne kaldı ki şu yalan’cı dünyada! Hakikat katıydı eskiden, elle tutulun gözle görülür durumdaydı, “Katı olan her şey buharlaşıyor” lafına kadar… Herkesin bir şatosu var “yalan”dan, içinde mis...

1 hafta önce

Doğu Karadeniz’de “fındık” denildiğinde akla çok şey gelmektedir: Çocuklar için zahmetli bir yaz tatili, aileler için yılın en telaşlı uğraşısı, tüccar için para, işçiler için iş mevsimi, evlenecekler için “şans”, borçlular için umut... Doğu Karadeniz’de fındık, toplumun her kesiminin ekonomisini etkileyecek bir önemi haiz iken, ülke ekonomisi için de çok önemli role sahiptir. Bölgede fındık ekonomik olduğu kadar sosyokültürel yaşamın...

1 hafta önce

“Mümin, türlü musibetlerle imtihan edilse de yıkılmaz, ayakta kalır. (Buhârî, Tevhid 31) Engelli; doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalık ve sakatlıklarla bedenî, zihnî ve ruhî yeteneklerini muhtelif derecelerde kaybetmesi sebebiyle toplumsal hayata uyum sağlama ve günlük ihtiyaçlarını karşılamada birtakım güçlükleri olan, korunmaya ve bakıma ihtiyaç hisseden kişilerdir. Engelli olmak; kusur değil, Allah’ın kullarına takdir ettiği muhtelif ilahî imtihan vesilelerinden biridir. *** Engelliler, Allah’ın kendilerine takdir...

1 hafta önce

Neden Cuma namazına gelmiyorsun diye sorduğumuzda nasıl cevaplar alıyoruz? “Dükkanı kapatamadım” diyor mesela. Cuma suresinin 9. Ayeti sana inmedi mi ey Müslüman? Halbuki Alllah bu ayette “Cuma için çağrıldığınızda alışverişi bırakıp namaza koşun” demiyor muydu? Tabi Kur’an’ı ölü kitabı yaparsan bu ayet sana değil ölüye inmiş olur. Ey kardeşim! Cuma namazında kapatmadığın dükkanında yarım saatte ne kadar kazanabilirsin? Ancak ne...

2 hafta önce

İnancımız odur ki, ölüm haktır ve her nefis ölümü tadacaktır. (Ankebût ,57) Tayin edilen ömür (ecel) vakti gelince ne bir saat geri kalır, ne de ileri geçebilir: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.” (Sebe 30. Ayet: Hak olan ve vakti gelince vuku bulan ölüm; her nefis için şehid olarak tecelli etmesi ne...

2 hafta önce

Mektuplar, tarih araştırmalarında başvurulacak en önemli kaynaklardandır. Özellikle yerel tarih araştırmalarında önemli veriler sağlayan mektuplar, ait olduğu yörenin bir dönemki sosyal durumunu açık bir şekilde yansıtır. Bu samimiyet ve açıklık, diğer kaynaklara nispeten daha fazla ön plandadır. Çünkü mektuplar muhatabına yazılır. Hatıratlar ise “birileri okusun diye” yazılır. Dolayısıyla hatıratlar herkes tarafından okunabilme amacıyla yazıldığından, mektuplar gibi “özel” değildir. Mektuplarda hatıratlarda...

2 hafta önce

Zaman zaman bu köşeden bazı tv kanalları ve programlarının haddini aşan “hayasız yayınlar” yaptığını yazdık, çizdik, yetkilileri duyarlı olmaya, görevlerini yapmaya davet ettik. Ama nerde! İlgililer yan gelip yatıyor. Kimi tv kanalları, kimi özel radyolar ülkemizin değerleriyle, inançlarıyla oynamaya devam ediyorlar… Bunlardan biri de Adnan hoca lakaplı şahıs ve kendine ait tv kanalı…Önceki gün Diyanet İşleri Başkanı bu fâni için “Tamamen...

Sonraki Sayfa »
Yukarı Çık