DOLAR: 5.49 TL
EURO: 6.17 TL

"Mevlüt KAYA" Tarafından Eklenen Konular

21 saat önce

Tirebolu-Güce yöresine ait 1486-1515 yıllarındaki tahrirlerden, Türk oymaklarının sürekli bir yer değiştirme eyleminde bulundukları anlaşılmaktadır. 1515’te bu yöre Kürtün kazasına bağlıdır. 1486-1583 sürecine ait tahrirlerden anlaşıldığına göre, yöredeki Türkler arasında mezhebi farklılıklara dayalı çatışmalar yaşanmıştır. Bu çatışmalar, kitlelerin bölgeler arası göçlerine, dolayısıyla nüfus değişimine ortam hazırlamıştır. Gerçekleşen göçlerle birlikte, Türk boyları yer ve oymak adlarını farklı bölgelere taşımışlardır. Giresun’daki Güce...

1 hafta önce

Tirebolu-Güce yöresine ait 1486-1515 yıllarındaki tahrirlerden, Türk oymaklarının sürekli bir yer değiştirme eyleminde bulundukları anlaşılmaktadır. 1515’te bu yöre Kürtün kazasına bağlıdır. 1486-1583 sürecine ait tahrirlerden anlaşıldığına göre, yöredeki Türkler arasında mezhebi farklılıklara dayalı çatışmalar yaşanmıştır. Bu çatışmalar, kitlelerin bölgeler arası göçlerine, dolayısıyla nüfus değişimine ortam hazırlamıştır. Gerçekleşen göçlerle birlikte, Türk boyları yer ve oymak adlarını farklı bölgelere taşımışlardır. Giresun’daki Güce...

2 hafta önce

Yöreye dair araştırmaları bulunan Fatsa, 1455’e ait Osmanlı tahrirlerinden hareketle, Kırık Nahiyesi adıyla anılan bölgede Göçekse (Gücese) adlı bir köy yerleşiminin bulunduğunu aktarmaktadır. Fatsa’nın aktarımlarına göre, Gücese’de 1485’te yerleşik nüfus bulunmamaktadır. Köy hariçten ekilmektedir. 1530’da da aynı durum söz konusudur. Ancak 1547’de bu köyde hızlı bir iskân hareketinin olduğu anlaşılmaktadır. 1642 tarihli Avarız defterlerine göre, köyde arpa ve buğday ekimi...

3 hafta önce

Tarih çalışmalarında sağlam bir dayanak olarak başvurulan yer adları, yalnızca eski boy adları hakkında bilgi vermekle kalmaz, ayrıca bu boyların dağılışı, yayılışı, sosyal, ekonomik ve diğer özellikleri hakkında da önemli ipuçları verebilir. Bu noktada bir yer adının kimler tarafından ve nasıl konulduğu, esin kaynağı ve varsa bilinen önceki versiyonu etraflıca araştırılmalıdır. Dünyanın çoğu yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de Cumhuriyet öncesinde ve...

4 hafta önce

11. yüzyılda, Malazgirt zaferinin ardından Türk boylarının yoğun bir biçimde Türkistan’dan İran’a, İran’dan da Anadolu’ya göçmeye başladıkları görülmektedir. Anadolu’ya göçen yüz bin çadırlık Türk kitlenin önemli bir kısmının Doğu Karadeniz’e gelerek Giresun-Trabzon arasına yerleştikleri bilinmektedir. Güce’nin doğu-batı ve kuzey-güney istikametinde eski göç yollarını birleştiren bir havza olduğu gerçeğinden hareketle, stratejik öneminin bir neticesi olarak burada çoğu Türk topluluklarının ve yabancı...

1 ay önce

Tarihsel verilere göre, Güce’deki Türk yerleşimi 11. yüzyıla dek inmektedir. Anadolu Selçukluları ve Osmanlı döneminde bir uç niteliği taşıyan Tirebolu-Güce-Espiye havzasında Türk boylarının yerleştikleri bilinmektedir. Turan, bölgenin Türkleşmesiyle ilgili şu tespitlerde bulunmuştur: “Şarkî Karadeniz sahilleri iki yoldan istilaya ve Türkleşmeye maruz kalıyordu. Bunlardan biri Karadeniz dağlarında yayla yapan veya Harşıt çayı gibi vadilerden ilerleyen Türkmenler sahillere iniyordu… Panaretos XIV. Asırda...

1 ay önce

Giresun’un doğu ilçelerinden biri olan Güce’nin kuzeyinde, güneyinde ve doğusunda Tirebolu, batısında Espiye ilçesi yer almaktadır. Engebeli bir arazi üzerine kurulu Güce, 20. yüzyıla dek civardaki tek kasaba olan Tirebolu’ya bağlı bir yerleşim birimidir. 1961 Anayasası’nın yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de, merkezi idare kuruluşları bakımından coğrafi, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere, illerin de diğer kademelere ayrılacağını belirten hüküm karşısında, 469...

1 ay önce

Nişan Antriyasyan’ın 1915’te yazdığı “Fındık Ziraatı ve Ticareti” adlı kitabından, Giresun-Trabzon yöresinde fındık harmanlama işlemlerini, geçen haftaki yazının devamı olarak aktarıyoruz: Harman işlemleri, bu kadarla son bulmuş sayılmaz. Zira bu işlemler ne kadar iyi yapılsa bile yine çotanaklarda % 10-15 nispetinde fındık kalır. İşlem layıkıyla uygulanmadığı takdirde söz konusu nispet % 25-30’a kadar çıkabiliyor. Bunlarla, bir de yakından ayırt edilen...

2 ay önce

1910-1915’li yıllarda Giresun-Trabzon yöresinde fındık harmanlama işlemlerinin nasıl yapıldığına dair, Nişan Antriyasyan’ın 1915’te kaleme aldığı “Fındık Ziraatı ve Ticareti” adlı eserinde bazı önemli bilgiler aktarılmıştır. Metnin ilgili kısımlarını günümüz Türkçesine devşirerek ve yer yer anlaşılırlığı sağlamak adına yorumlayarak burada naklediyoruz: Fındık, harmanda birkaç gün yığın halinde mayalanma için bırakılır. Bu süre çerçevesinde, kabuğu kendine özgü kırmızı rengi alınca, yani iki...

2 ay önce

Giresun'da genellikle uygulanan yöntem, tarif olunan bu iki yönteme tercih edilir: Orada bahçe sahipleri, işçileri bahçelerde iskân ettirip yemeklerini verdiklerinden, her gün işçilerin evine gidip gelmesine ve yemeğini hazırlamak için vakit kaybedilmesine meydan verilmez. Sabahleyin erkenden bahçeye giderler ve akşam geç olarak bahçeden çıkarlar. İşçiler, bahçe sahibinin bu yöntemiyle daha iyi beslendiklerinden, işe daha fazla dayanabilirler. Genellikle bahçeler dört köşe yöntemiyle...

Sonraki Sayfa »
Yukarı Çık