DOLAR: 5.71 TL
EURO: 6.31 TL

"Mevlüt KAYA" Tarafından Eklenen Konular

2 ay önce

Bilge Kağan’ın Orhun Abidelerinde geçen “Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım; ölesiye, bitesiye çalıştım. Aç milleti tok, az milleti çok, yoksul milleti bay kıldım...” sözleri, tarihin derinliklerinden çağımıza kadar sosyal devlet anlayışının Türk devlet geleneğindeki yerini özetler niteliktedir. Halkın tüm sosyal ihtiyaçlarının karşılanması, ihtiyaç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi yönündeki insancıl politikalar, Türk devletlerinin daima ayrıcalığı olmuştur. Selçuklu Devleti döneminde olduğu gibi,...

3 ay önce

Mehmet Kaplan’ın “Kültür ve Dil” (2004, S. 42) adlı eserinde çok önemli bir tespit yer almaktadır: “Türkçenin en eski kelimeleri uzak köylerde yaşamaktadır. Türk kültürünü tanımak için onları da kullanıldıkları cümleyle beraber derlemeye ihtiyaç vardır.”Kültür-Dil ilişkisi tarihin anlaşılmasında, analizinde ve aktarılmasında birinci dereceden önem arz eden bir husustur. Bir topluluğun en eski çağlarından itibaren tarih ve kültür sahasındaki yerini tespit...

4 ay önce

Geçen haftaki yazının devamıdır… 13 Birinciteşrin 1938 tarihli Akgün gazetesinde yer alan “Ortaokulda Talebe Kesafeti (D. Köymen)” başlıklı yazıdan hareketle, Tirebolu ve Görele kazalarındaki ortaokul ihtiyaçlarına değinmiştik. Söz konusu yazının devamını aşağıda naklediyoruz:“…Genç ve kudretli Türk inkılabının bu şuurlu hızı önünde milli bahtiyarlığımızın heyecanını duyuyoruz. Çocuklarını okutmak için bu kadar tehalük ve fedakârlık gösteren memleket, milli kültürün icap ettirdiği zaruretleri duymuş...

4 ay önce

Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’de özellikle üzerinde durulan “eğitim” konusunda, 15 yılda büyük ilerlemeler kaydedilmişti. Kasabalarda ve köylerde mıntıka okulları açılıyor, yakın bölgenin merkezi durumunda olan bu okullara köylerden gençler akın ediyordu. Ancak nüfusun hızla artmasından ötürü, öğrenci sayısı yıldan yıla artıyor, mevcut okullar yetersiz geliyordu. Bu duruma bağlı olarak, eğitimde verimliliğin düşmesinden endişe ediliyordu. Anadolu’nun her köşesinde köylüsü, kasabalısı el...

4 ay önce

Bir ülkenin deniz ticaretinin kendi kontrolünde olmasının, milli ekonomiye getirileri tartışılmaz ölçüde büyüktür. Osmanlı döneminde kapitülasyonlar dâhilinde yabancı ülkelerin gemilerine kabotaj hakkının verilmiş olması devletin ekonomisinde önemli olumsuzluklara kapı açmıştır. Ancak yabancı gemilere verilmiş olan kabotaj hakkı, Lozan Barış Antlaşması ile kaldırılmış, 20 Nisan 1926’da kabul edilen ve 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk kıyılarında mal ve...

4 ay önce

1930’ların önemli toplumsal sorunlarından biri de içki ve kumarın olumsuz etkilerinin köylerdeki yansımalarıydı. Ulaşımın güç olduğu, kontrolün geç olduğu yerlerdi köyler… Bilhassa kumar, bu dönemlerde köylünün yakalandığı amansız bir illet gibiydi. Çözümü ise herkesin kendi iradesiydi. Kumar yüzünden köyde insanların birbirine borçlanmaları, evlerine, çocuklarına, ailelerine bakamamaları toplumda ciddi bir sorun teşkil ediyordu. Vaktini kahvehanelerde geçiren erkekler, işgücü sağlamak yerine bu...

4 ay önce

1930’lu-1940’lı yıllar, Anadolu genelinde ekonomik koşulların Cumhuriyet öncesine göre çok daha iyi, ancak yine de yetersiz olduğu dönemlere tesadüf etmektedir. Bunda, Anadolu’da yaşanan tarımsal verimsizliğin yanı sıra, İkinci Dünya Savaşı’nın da öncesiyle sonrasıyla olumsuz etkileri mevcuttur. Kurtuluş Savaşı sürecinde işgalcilerin yaptıkları tahribatların yaraları henüz sarılırken, 1929-1930 yıllarında ülkede etkisini gösteren Büyük Dünya Ekonomik Bunalımı da 1930’lu yıllarda ülkenin iktisadi ve...

5 ay önce

İlk parçası geçen hafta yayınlanan aşağıdaki yazıyı anlamlandırabilmek adına, yazının önceki kısmını okumak gerekir… 1936 yılında, Eynesil köyü ve Espiye nahiyesinde yapılan okullar hakkında, Giresun basınının önemli bir kolu olan Akgün gazetesinde yer alan yazının devamı şöyledir: “… Okul baştanbaşa boyanıyor. Alt kat bölmeleri henüz döşenmemiş. Tamamlamak için çalışıyorlar. 50 çocuğun yatı vaziyeti temin edilmiş. Halk, köylü, binlerce lira sarf ederek meydana...

5 ay önce

1936… Memleketin her yanında okul ihtiyacı had safhada. Okumak, tahsillenmek ve bundan iş, meslek sahibi olabilmek zor. Çünkü imkânlar kısıtlı. Üzerinden yıllar geçmiş ise de henüz Birinci Dünya Savaşı’nın ve Milli Mücadele sürecinde memleketin yaşadığı tahribatın izleri silinmiş değildi. Ancak bu kısa süreçte her alanda azamî derecede yol kat edildiği de bir gerçekti. Cumhuriyetin ilk yıllarında okuryazarlığın arttırılması, halk arasında eğitimin...

5 ay önce

Giresun denince akla gelen ilk şey fındıktır. Yeşilliğinde, ormanlar kadar fındık bahçelerinin de payı büyüktür. Fındık ise bahçe tesisi ve bakımından harman vaktine, Eylül sonundan Mart başına kadarki satış sürecine kadar yöre insanının yoğun olarak meşgul olduğu bir geçim kaynağıdır. Yerde kar olmadığı tüm zamanlarda, yılın her ayında fındık bahçelerinde çalışılmaktadır. Fındık uğraşı, yörede bir yaşam biçimi halini almıştır. Yöre türkülerinde, söz varlığında, yörede zaman...

Sonraki Sayfa »
Yukarı Çık