İzmir oral yapan escortlar Adana oral yapan escortlar Bursa oral yapan escortlar Antalya oral yapan escortlar Kocaeli oral yapan escortlar Mersin oral yapan escortlar Bakırköy oral yapan escortlar Şişli oral yapan escortlar Mecidiyeköy oral yapan escortlar Taksim oral yapan escortlar Beşiktaş oral yapan escortlar Halkalı oral yapan escortlar Şirinevler oral yapan escortlar Beylikdüzü oral yapan escortlar Bahçeşehir oral yapan escortlar Avcılar oral yapan escortlar Avrupa yakası oral yapan escortlar Ataşehir oral yapan escortlar Kadıköy oral yapan escortlar Ümraniye oral yapan escortlar Maltepe oral yapan escortlar Kartal oral yapan escortlar Pendik oral yapan escortlar Tuzla oral yapan escortlar Anadolu yakası oral yapan escortlar

DOLAR: TL
EURO: TL

GİRESUN YÖRESİNDE BAZI ANLATILAR (4)

2 yıl önce
2.152 kez görüntülendi

Resim bulunamadı
Reklam
Adana dul escort Çukurova dul escort Seyhan dul escort Ankara dul escort Mamak dul escort Etimesgut dul escort Polatlı dul escort Pursaklar dul escort Haymana dul escort Çankaya dul escort Keçiören dul escort Sincan dul escort Antalya dul escort Kumluca dul escort Konyaaltı dul escort Manavgat dul escort Muratpaşa dul escort Kaş dul escort Alanya dul escort Kemer dul escort Bursa dul escort Eskişehir dul escort Gaziantep dul escort Şahinbey dul escort Nizip dul escort Şehitkamil dul escort İstanbul dul escort Merter dul escort Nişantaşı dul escort Şerifali dul escort Maltepe dul escort Sancaktepe dul escort Eyüpsultan dul escort Şişli dul escort Kayaşehir dul escort Büyükçekmece dul escort Beşiktaş dul escort Mecidiyeköy dul escort Zeytinburnu dul escort Sarıyer dul escort Bayrampaşa dul escort Fulya dul escort Beyoğlu dul escort Başakşehir dul escort Tuzla dul escort Beylikdüzü dul escort Pendik dul escort Bağcılar dul escort Ümraniye dul escort Üsküdar dul escort Esenyurt dul escort Küçükçekmece dul escort Esenler dul escort Güngören dul escort Kurtköy dul escort Bahçelievler dul escort Sultanbeyli dul escort Ataşehir dul escort Kağıthane dul escort Fatih dul escort Çekmeköy dul escort Çatalca dul escort Bakırköy dul escort Kadıköy dul escort Avcılar dul escort Beykoz dul escort Kartal dul escort İzmir dul escort Balçova dul escort Konak dul escort Bayraklı dul escort Buca dul escort Çiğli dul escort Gaziemir dul escort Bergama dul escort Karşıyaka dul escort Urla dul escort Bornova dul escort Çeşme dul escort Kayseri dul escort Kocaeli dul escort Gebze dul escort İzmit dul escort Malatya dul escort Manisa dul escort Mersin dul escort Yenişehir dul escort Mezitli dul escort Erdemli dul escort Silifke dul escort Akdeniz dul escort Anamur dul escort Muğla dul escort Bodrum dul escort Milas dul escort Dalaman dul escort Marmaris dul escort Fethiye dul escort Datça dul escort Samsun dul escort Atakum dul escort İlkadım dul escort Adıyaman dul escort Afyonkarahisar dul escort Ağrı dul escort Aksaray dul escort Amasya dul escort Ardahan dul escort Artvin dul escort Aydın dul escort Balıkesir dul escort Bartın dul escort Batman dul escort Bayburt dul escort Bilecik dul escort Bingöl dul escort Bitlis dul escort Bolu dul escort Burdur dul escort Çanakkale dul escort Çankırı dul escort Çorum dul escort Denizli dul escort Diyarbakır dul escort Düzce dul escort Edirne dul escort Elazığ dul escort Erzincan dul escort Erzurum dul escort Giresun dul escort Gümüşhane dul escort Hakkari dul escort Hatay dul escort Iğdır dul escort Isparta dul escort Kahramanmaraş dul escort Karabük dul escort Karaman dul escort Kars dul escort Kastamonu dul escort Kırıkkale dul escort Kırklareli dul escort Kırşehir dul escort Kilis dul escort Konya dul escort Kütahya dul escort Mardin dul escort Muş dul escort Nevşehir dul escort Niğde dul escort Ordu dul escort Osmaniye dul escort Rize dul escort Sakarya dul escort Siirt dul escort Sinop dul escort Sivas dul escort Şanlıurfa dul escort Şırnak dul escort Tekirdağ dul escort Tokat dul escort Trabzon dul escort Tunceli dul escort Uşak dul escort Van dul escort Yalova dul escort Yozgat dul escort Zonguldak dul escort

(Geçen haftanın devamı)
Giresun yöresinde “rızık ve nasip” üzerine anlatıla gelen iki hikâyeyi bu yazıda nakledeceğiz. Dereli yöresinden derlediğimiz bu iki hikâye, insanın nasibinin, rızkının bir şekilde kendisini gelip bulacağı mesajını vermektedir. Ancak bu hikâyelerdeki kazanımlar, alınteri ile elde edilenlerin dışında olduğu gibi, çok kazanç için çalışmanın şart olmadığı düşüncesinin hâsıl olmasına da kapı aralamaktadır. Hikâyelerden ilki “Veresi Oldu mu Allah Döve Döve Verir!” adıyla şöyle anlatılmaktadır:
“Eşkıyalığın fazla olduğu dönemlerde Dereli yöresinde, orta yaşlarda bir değirmenci yaşarmış eskiden. Değirmende darı öğütür, ondan pay alarak geçinirmiş. Bir gün bir eşkıya grubu büyük bir baskından dönerken değirmene gelmişler. Değirmenciye, baskında yağmaladıkları ganimetleri ve bir sürü altını vererek “bunları saklayacaksın, biz senden kısa süre sonra alacağız!” demişler. Eşkıyalar başka bir yere baskına gidiyorlarmış ve bu ganimetleri yolda koruyamama olasılığını düşündükleri için değirmenciyi bunları muhafazaya zorlamışlar. Fukara değirmenci, bu kadar ganimeti görünce “koruyamam ben, bana vermeyin bunları” diye yalvarmış eşkıyalara. Çünkü koruyamazsa eşkıyaların kendisini öldüreceğini biliyormuş. Değirmenci eşkıyalara ganimetleri koruyamayacağını, kendisine emanet etmemelerini istediğini söyleyince, eşkıyalar onu çok fena bir şekilde dövmüşler. Sonuçta değirmenci iyice korkmuş ve kabul etmiş ganimetleri alıp saklamayı. Eşkıyalar başka bir baskına gitmişler. Ancak burada pusuya düşüp öldürülmüşler. Değirmenci olan bitenden habersiz yıllarca ganimetleri muhafaza etmiş. Aradan epey zaman geçince, şüphelenmeye başlamış ve eşkıyaları soruşturmuş. Sonunda eşkıyaların öldürüldüğünü öğrenmiş ve artık ganimetler ona kalmış. Değirmenci altınları bozdurup durumunu düzeltmeye başlamış. Git gide değirmencinin durumunun düzeldiği ve zenginleştiğini gören komşuları şüphelenmiş ve her gün sormaya başlamışlar: “Sen fukara bir değirmenciydin, öğüttüğün darılardan aldığın “hak”lar olmasa acına ölürdün de bu zenginlik nerden gelmeye başladı anlat hele!” diye baskı kurup duruyorlarmış. Değirmenci uzun süren baskılar sonunda sadece şunu söylemiş: “Kurban olduğum Allah’ım veresi oldu mu döve döve de veriyor!”
“Kör Kurdun Rızkını Veren Allah Benimkini de Elbet Verir” başlığıyla anlatılan ikinci hikâye ise şöyledir:
“Bir çoban varmış. Ağanın koyununu yaymaya gidermiş her gün dağlara. Ancak sürüden her gün bir koyun eksilirmiş. İşin içinden çıkamaz, hayret edermiş bu duruma çoban. Bir gün, “bu koyunlar nereye gidiyor, her gün neden eksiliyor, ağadan neden her gün azar işitiyorum” diyerek iyice meraklanmış ve koyunları büyük bir titizlikle takip etmeye başlamış. Sürüye takibe alan çoban bir de ne görsün; koyunlardan biri sürüden uzaklaşıyor, ot yok, su yok, bir hayli yol gidiyor, sonunda bir mağaraya giriyor ve gözleri kör bir kurt yatıyor. Koyun varıp kurdun önüne yatıyor. Kurt da onu yiyor. Çoban bu durumu hayretle izliyor ve diyor ki “Allah’ım sana neyin eksikliği var ki, işte kör bir kurdun rızkını bile böyle veriyorsun”. Çoban sonra da dönüp kendi kendine diyor ki: “Ben o zaman boşuna çalışıyorum, kör kurdun rızkını bile veren Allah benim rızkımı da verir besbelli”. Çoban artık çalışmamaya karar veriyor, gün boyu evde yatarak vaktini geçirmeye başlıyor. Karısı sürekli “kalk, çalış, aç kalacağız, bir şeyler yap” dedikçe adam, “kör kurdun rızkını veren Allah benim rızkımı da verir besbelli” diyerek cevap veriyor ve başından geçen olayı da anlatıyor. Uzun zaman geçiyor bu şekilde; adam hâlâ evde yatıyor. Odun bitiyor, kadın yalvarıyor adama: “Git ormandan odun yap, al getir” diye. Adam yine aynı cevabı verip yatmaya devam ediyor. Üstelik karısına da ev işlerinde hiçbir şekilde yardımcı olmuyor. Karısı en sonunda kör, eski bir balta ile odun aramaya gidiyor. Bir derenin kenarında köhnemiş bir ağaç köküne rastlıyor. Ondan odun yapmak için uğraşıyor, kökü yerinden oynatmaya çalışıyor ve kök yuvarlanıyor, kökün altından bakır bir kazan çıkıyor. Ancak kazan gömülü ve kadın onu yerinden çıkaramıyor. Heyecanlı bir şekilde eve koşuyor, adama: “Kalk gel, derede kazan buldum çıkaralım yerinden, altın var herhalde, zengin olduk” diyerek bağırıyor. Adam yine umursamıyor ve yatmaya devam ediyor. Kadın ise komşusundan yardım istiyor. Komşusu ile kazanın yanına gidiyorlar. Çıkarıp içine bakıyorlar ki çamur, solucan ve akrep dolu. Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor kadın ve o ruh haliyle diyor ki komşusuna “gel şu kazanı şu lanet adamın kafasına çarpıp onu öldürelim” diyor. Komşusu çekinip gitmiyor, kadın ise kazanı yüklenip eve gidiyor. Yerde uzanan kocasına doğru fırlatıyor kazanı. Komşusuna görünmeyen altının tılsımı bozuluyor ve o anda kazanın içinden altınlar savruluyor her tarafa… Adam yattığı yerden doğrularak: “Ya kadın ben sana hep demedim mi, kör kurdun rızkını veren Allah benimkini de verir diye!” diyor.

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık