DOLAR: 5.73 TL
EURO: 6.34 TL

"Arif BÜK" Tarafından Eklenen Konular

1 yıl önce

Geçen hafta deprem profesörünün biri tarih bilincimizin orta yerine öyle bir bomba bıraktı ki! Sekiz şiddetinde bir etkisi olması gerekirken; yeterince konuşulmadı, tartışılmadı, yeterince tepki verilmedi. Bomba şu; ”Fatih Sultan Mehmet’in Müslümanlığı tartışılıyor, öyle ki kendisi Hz.Muhammed’in dediklerine de inanmadığını söylemiş…” Bombanın sahibi, YÖK kayıtlarında Ali Mehmet Celal Şengör olarak geçen hocamız. Bilim dünyasında da çok tanıdık olan hocamız, tv...

1 yıl önce

Geride kalan bir yıl boyunca siz okurlarımla neleri paylaştığıma, hayata, ülkemize, milletimize, insanlığa dair neleri not düştüğüme baktım. İnsan aynı insan, millet aynı millet, dünya aynı dünya olunca temennilerin aksine çok şeyin değişmediğine şahit oldum. 2017 boyunca elbette güzel şeylerde oldu ama 2017’nin 2018’e bıraktığı miras iç açıcı değil…. 2017’den benim aklımda kalan, kalacak olan; ülkemiz bakımından leblebi gibi işlenen (bilhassa...

1 yıl önce

Çağrı alabilir insan; dağlardan, derelerden, denizlerden, göklerden, ötelerden, gülden, kelebekten, yeşilden, maviden ve bir yürekten. Çağrıldığında çağrılanın sen olduğunu anlamak, çağrıldığında gitmeye hazır beklemek, çağrıya muhtaç olduğunu bilmek, çağrı alacağına inanmak, bir çağrıya mazhar olmak, kalbi o çağrıya açmak, ne güzel bir hâl’dir… Madem çağrıları duymak için “hayat, bir nöbettir”, o halde, şöyle bir doğrul, duysun kalbin, anlasın kulağın, d’okusun ellerin,...

1 yıl önce

Yetmişli yıllarda üniversitede öğrenciyken ideolojik taraf olma, Abd, siyonizm, emperyalizm karşıtlığı adına “tek yol İslâm” “çağımız buhranda kurtuluş İslamda” “kanımız aksa da zafer İslam”ın” vb sloganlar atıyorduk. Aradan kırk yıl geçti, şimdilerde yeni nesil sloganlarımız var; “katil İsrail”, “kahrolsun israil”, “kahrolsun abd”, “katil Abd, Ortadoğudan defol” “Kudüs bizimdir bizim kalacak””vb. Geçen onca yıllara, atılan sloganlara rağmen ne zafer müslümanların oldu,...

1 yıl önce

Kimi pencere ihtiyaç fazlası hüzün taşırır yollara, caddelere. Kimi pencere hasret taşır kucağında. Kimi pencerenin kırılır, delinir camları yol gözlerken. Kimi pencereler buğulanır bir can giderken. Kimi pencerelerin gözleri dalar, seyirir, hayıflanır inceden; camlardan bakışlar bir gün dinince saçlarına düşen yalnız ak olur uzakta kaybolan bir yüz görünce yüreğine saplanan bir bıçak olur… Kimi pencerenin dizlerini ağrı’lar tutar, bir tek yağmurlar açar kanatlarını çünkü. Kimi...

1 yıl önce

Yıllar önce üniversitede öğrenciyken ders sırasında hocamızın biri “gençler, Allah’ın iyi/velî kulu olmak istiyorsanız, Kuran-ı Kerîm’de sonu –muhsinîn-ile biten âyetlere dikkat edin ve gereğini yerine getirin” demişti. Muhsin; Allah’ın insanda görmek istediği en güzel sıfatlardan biri. Arapça “hasene” kökünden gelir ki güzel bir eyleme niyetlenmek, o eylemi güzel yapmak, güzel sonuçlandırmak, güzel olarak sunmak anlamına gelir. Güzel eylem kime karşı...

1 yıl önce

Bilirsiniz…Tarih boyunca, şehirler, medeniyetler,  derelerin, ırmakların, göllerin, denizlerin kıyısında  kurulmuştur. Su varsa hayat vardır, uygarlık vardır. Bu yüzdendir ki toplumların suya  bakış açısı,  suya  verdikleri değer aynı zamanda uygarlık göstergesidir. Karadeniz’in kıyısında, Gelevera ve Yağlıdere’nin kolları arasında, su nimetinden yana oldukça şanslı bir ilçedir, Espiye’miz.  Gelin görün ki, önce şehirler arası karayolu üstüne yapılan transit üst geçitle, gerekli gereksiz dalgakıranlarla  Espiye’nin...

1 yıl önce

Kasım  ayı başında, Milli Eğitim dergisi editörü olarak Tübitak/Ulakbim tarafından düzenlenen “Ulusal Akademik Yayın Sempozyumu”na katıldım. Üzerinde  en  çok durulan  konu; intihal yani akademik hırsızlık, başka bir deyişle  “başkalarının emek, uğraş vererek ortaya koyduğu bir değeri kendine mal etme, sahiplenme” aşırma eylemi. Aşırma; elbette sadece akademik dünyamızı ilgilendirmiyor. Okumadan  âlim, çalışmadan zengin , hak etmeden hâkim…vb olmayı şiar edinmiş bir toplum ...

2 yıl önce

Yaşları küçük iki kardeş, mâli durumları iyi olmasına rağmen yırtık pırtık bir şeyler giyinip dilenmeye çıkarlar. Yoldan gelip geçenlerin kimi para, kimi meyve, kimi ekmek, kimi bisküvi, çikolata vb. verir. Bazıları da çocukların saçlarını okşayıp geçer.. Bir kadın da “-benim için biraz çalışın, karşılığında size yemek vereyim” der. Çocuklar da “çalışmak da istemiyoruz yemeğinizi de, aç değiliz” derler. Bunun üzerine...

2 yıl önce

“Ya ol gel, ya öl gel” nidasını duyamadan toprağın, sabahı akşama ekleyerek geçiyor ömür. Kendimi koyuyorum ayağımın altına yine de yetişemiyorum. Oysa, bazı şeylerden çokça var eğnimde; iki yanım, iki elim, iki kolum, iki gözüm, iki ayağım, iki kulağım…Keşke, gündelik telaşlarla harcadığım ikilerin birini olsun kendime ayırabilsem…Gel gör ki iki elim birden işte, iki elim çayda, çorbada. İki gözüm dalda,...

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »
Yukarı Çık