DOLAR: 45.1 TL
EURO: 52.7 TL

Kut’ül Amare Zaferi Kutlandı

2 saat önce
17 kez görüntülendi

Kut’ül Amare Zaferi Kutlandı
Reklam

Espiye’de, Kut’ül Amare Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi.Espiye Kaymakamlığınca Espiye Şehit Murat Şahin Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans salonunda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.Eyüp Sultan İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Ercan Güç, burada yaptığı konuşmada,Kut Kahramanı Halil Paşa zafer sonrasında orduya yayımladığı mesajda askere böyle sesleniyordu.“Arslanlar! Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum”İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri ile Osmanlı kuvvetleri arasında geçen I. Dünya Savaşı’nda Irak Cephesinin temel muharebelerinden biri. 1. Kut Muharebesi olarak da bilinir. İngiltere I. Dünya Savaşının başlaması ile birlikte Hint denizinin güvenliğini sağlamak ve bölgenin zengin petrol kaynaklarına sahip için Irak seferine çıktı.Bağdat’ı ele geçirmek üzere çıktığı bu seferin başlangıcında hızla ilerleyen İngiliz birlikleri Selman-ı Pak’ta Türk birliklerine yenilerek geri çekildiler ve Kut’ül Amare’de savunmaya geçtiler. Halil Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri Kut’ül Amare’yi kuşatarak İngilizlere yaklaşık beş ay süresince yardım gitmesini engellediler. Dicle Nehri kıyısında Kut’ül Amare şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ve müttefiklerinin kuşatılmasıyla başlayan muharebe, kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve İngiliz birliklerinin tamamının esir alınmasıyla zaferle sonuçlanmıştır. I. Dünya Savaşı içerisinde İngilizler Çanakkale’den sonra Kut’ül Amare’de Osmanlı İmparatorluğu’na ikinci kez mağlup olmuşlardır.29 Nisan 1916’da General Sir Charles V. F. Townshend komutasındaki 5 general, 481 subay ve 13300 erden oluşan İngiliz birliği 4 ay 23 gün süren Kut kuşatmasından sonra Osmanlı’ya teslim olmuştur.Savaşta Türk ordusunun lideri Halil Paşa bağlamında I. Dünya Savaşı ve sonrasında yaşadığımız istiklal Harbimizi yürüten bir nesilden bahsetmek istiyorum. İnsanlar, içinde bulundukları dönemlerin koşullarının ve toplumlarının, bir ürünüdür. 19. Yüzyıl sonlarında ve 20. Yüzyıl başlarında o zamanın süper güçleri olan devletler, doymak bilmeyen emperyalist emelleri çerçevesinde gözünü Osmanlı Devleti’ne dikmiş, aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını aralarında paylaşmışlar ve nüfuz bölgeleri oluşturmuşlardı. Bu devletler emellerine ulaşabilmek için özellikle Osmanlı azınlıklarını kışkırtıyorlar, daha sonrada azınlıkları bahane ederek Osmanlı üzerinde baskı kuruyorlar ve sürekli olarak tavizler koparmaya çalışıyorlardı.Yine bu dönem Osmanlının Kapitülasyonlar, ödenemeyen dış borçlar nedeniyle büyük ekonomik sorunlar yaşadığı milletin fakirlik içinde olduğu, memleketin çeşitli salgın hastalıklarla ve kaybedilen topraklardan gelen muhacirlerin sorunlarıyla boğuştuğu bir dönemdi.İşte bu dönemde bir nesil yetişti ki ;bu nesil, vatanı ve milleti her türlü değerin üstünde görüp, milleti ve vatanı bu yok oluştan kurtarmak için kendini feda etti. Sadece düşmanla savaşmadı bu nesil. Kimi Yemen çöllerinde sıcakla, kimi Medine’de kardeş ihanetiyle, kimi Filistin’de, Suriye’de kolera ve tifüsle, bazıları ise Sarıkamış’ta dondurucu soğukla savaştı. Kiminin yaşamı darağaçlarında kiminin ki gurbet ellerde Ermeni kurşunlarıyla son buldu. Ancak milli şairimizin “diyordum ya… Nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.” dediği gibi vatanını çiğnetmedi. İşte Halil Paşa bu neslin bir temsilcisidir. Bu nesil I. Dünya Savaşında devletini ve milletini ayakta tutabilmek ve vatanını düşmana yem etmemek için büyük bir fedakârlık göstererek gençliklerini, hayallerini geleceklerini bu millete feda etmişlerdir.Kut ve Çanakkale Zaferleri bizim İstiklal harbimizin öncülleridir. Sonuçta Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşından mağlup olarak ayrılmıştır. Ancak 1915-16‘nın dünya konjonktürü ile 1918’in şartları aynı değildir. Emperyalist devletler bu savaşlardan galip çıksaydı Savaş sonunda belki Milli Mücadelemizin yapılma imkanı olmayacaktı. Bu zaferler bize Düvel-i Muazzama’nın yenilmez olmadığını, Türk milletinin öz vatan toprakları üzerine asla esareti kabul etmeyeceğini göstermiş, İstiklal Harbimizin motivasyonunu sağlamıştır.Bu duygu ve düşüncelerle ,bu topraklar için toprağa düşmüş vatan evlatlarının aziz hatıraları önünde saygıyla eğilirim. Törenimize katılan herkese şükranlarımı arz ederim. Aziz şehitlerimizin ve Gazilerimizin ruhu şad mekanları cennet olsun.”diyekonuştu.Konuşmanın ardından öğrencilerin şiir okumasıyla devam eden programda Şiirler, sergilendi.Program, Kut’ül Amare Zaferi’ni anlatan resim sergisinin ardından sona erdi.(Hatun Gökçe)

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık