DOLAR: 18.8 TL
EURO: 20.5 TL

SAVAŞ YILLARINDA EYNESİL-GÖRELE YÖRESİ-1

5 yıl önce
451 kez görüntülendi

SAVAŞ YILLARINDA EYNESİL-GÖRELE YÖRESİ-1
Reklam
Adana dul escort Çukurova dul escort Seyhan dul escort Ankara dul escort Mamak dul escort Etimesgut dul escort Polatlı dul escort Pursaklar dul escort Haymana dul escort Çankaya dul escort Keçiören dul escort Sincan dul escort Antalya dul escort Kumluca dul escort Konyaaltı dul escort Manavgat dul escort Muratpaşa dul escort Kaş dul escort Alanya dul escort Kemer dul escort Bursa dul escort Eskişehir dul escort Gaziantep dul escort Şahinbey dul escort Nizip dul escort Şehitkamil dul escort İstanbul dul escort Merter dul escort Nişantaşı dul escort Şerifali dul escort Maltepe dul escort Sancaktepe dul escort Eyüpsultan dul escort Şişli dul escort Kayaşehir dul escort Büyükçekmece dul escort Beşiktaş dul escort Mecidiyeköy dul escort Zeytinburnu dul escort Sarıyer dul escort Bayrampaşa dul escort Fulya dul escort Beyoğlu dul escort Başakşehir dul escort Tuzla dul escort Beylikdüzü dul escort Pendik dul escort Bağcılar dul escort Ümraniye dul escort Üsküdar dul escort Esenyurt dul escort Küçükçekmece dul escort Esenler dul escort Güngören dul escort Kurtköy dul escort Bahçelievler dul escort Sultanbeyli dul escort Ataşehir dul escort Kağıthane dul escort Fatih dul escort Çekmeköy dul escort Çatalca dul escort Bakırköy dul escort Kadıköy dul escort Avcılar dul escort Beykoz dul escort Kartal dul escort İzmir dul escort Balçova dul escort Konak dul escort Bayraklı dul escort Buca dul escort Çiğli dul escort Gaziemir dul escort Bergama dul escort Karşıyaka dul escort Urla dul escort Bornova dul escort Çeşme dul escort Kayseri dul escort Kocaeli dul escort Gebze dul escort İzmit dul escort Malatya dul escort Manisa dul escort Mersin dul escort Yenişehir dul escort Mezitli dul escort Erdemli dul escort Silifke dul escort Akdeniz dul escort Anamur dul escort Muğla dul escort Bodrum dul escort Milas dul escort Dalaman dul escort Marmaris dul escort Fethiye dul escort Datça dul escort Samsun dul escort Atakum dul escort İlkadım dul escort Adıyaman dul escort Afyonkarahisar dul escort Ağrı dul escort Aksaray dul escort Amasya dul escort Ardahan dul escort Artvin dul escort Aydın dul escort Balıkesir dul escort Bartın dul escort Batman dul escort Bayburt dul escort Bilecik dul escort Bingöl dul escort Bitlis dul escort Bolu dul escort Burdur dul escort Çanakkale dul escort Çankırı dul escort Çorum dul escort Denizli dul escort Diyarbakır dul escort Düzce dul escort Edirne dul escort Elazığ dul escort Erzincan dul escort Erzurum dul escort Giresun dul escort Gümüşhane dul escort Hakkari dul escort Hatay dul escort Iğdır dul escort Isparta dul escort Kahramanmaraş dul escort Karabük dul escort Karaman dul escort Kars dul escort Kastamonu dul escort Kırıkkale dul escort Kırklareli dul escort Kırşehir dul escort Kilis dul escort Konya dul escort Kütahya dul escort Mardin dul escort Muş dul escort Nevşehir dul escort Niğde dul escort Ordu dul escort Osmaniye dul escort Rize dul escort Sakarya dul escort Siirt dul escort Sinop dul escort Sivas dul escort Şanlıurfa dul escort Şırnak dul escort Tekirdağ dul escort Tokat dul escort Trabzon dul escort Tunceli dul escort Uşak dul escort Van dul escort Yalova dul escort Yozgat dul escort Zonguldak dul escort

Giresun yöresi, Osmanlıların 1461’de Trabzon Rum Devleti’ni kuşatarak kendine bağlamasından daha önce Türk yurdu haline gelmiştir. Bu yıllar, Osmanlı’nın doğuda ve batıda sınırlarının genişlediği yıllardır. Trabzon’un fethinin gerçekleştirildiği sıralarda, Osmanlı ordusu Atina Dukalığı’nın ve Mora’nın tamamına yakınını ele geçirmiş, Ege’nin her iki yanındaki kara parçalarında Osmanlı Devleti’ni egemen kılmıştı. Doğu-batı istikametinde giderek büyüyen Osmanlı Devleti, batı merkezli olarak Hıristiyan toplumunun bugüne dek büyüyerek gelmiş kinlerinin hedefi olmuştu. Avrupa’da git gide artan İslamofobi ve Türkofobi’nin kaynaklarına inildiğinde, Hıristiyan dünyasının yabancı korkusu (xenophobia) etkenin batı belleğinde köklü bir yeri olduğu anlaşılmaktadır.

Avrupalı devletlerin Osmanlı’ya karşı aldığı ortak tavır, onların bugünkü politik yapısına da ışık tutmaktadır. Megali İdea ülküsüyle genişleme hedeflerinden hiç vazgeçmeyen ve Avrupa’nın bazen gizli, bazense açık olarak sürekli desteklediği Yunanistan, ilk seçimini 1844’te yapmıştı. Seçime, ülkedeki “Rus partisi”, İngiliz partisi”, “Fransız partisi” ve Yunan partileri katılmıştı. Seçimin ardından Fransız partisi iktidara geldi. Tepedelenli Ali Rıza Paşa’nın yanında doktor göreviyle bulunan ve bu sırada siyasi deneyim elde eden Fransız partisi başkanı Kolletis, 14 Ocak 1844’te Yunan anayasası yapılırken Yunan Megali İdea’sının “Büyük Yunanistan” hayaline dair bir konuşma yapmış, bu konuşmada; Yunanistan’daki Yunanlılar gibi Yanya’da, Serez’de, Edirne’de, İstanbul’da ve Trabzon’da yaşayanların da Grek olduğunu vurgulamıştı. Tarihsel hiçbir gerçekliğe dayanmadan yapılan bu politik konuşma, büyük Yunan ütopyasının bir yansımasıydı. Nitekim Yunan emperyalizminin Karadeniz üzerine ürettiği söylemlerin bilimsel bir kıymeti bulunmamaktadır. Aynı söylemler, Milli Mücadele’de de politika olarak sürdürülmüştür. Ancak Giresunlu gönüllülerden oluşan, başlarında Osman Ağa ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey’in bulunduğu 42. ve 47. Gönüllü Alaylar, Milli Mücadele döneminde Yunan Megali İdea’sına en sert biçimde cevap vermiştir.

1914-1918: Birinci Dünya Savaşı yılları… Savaşın etkileri yörede çok çabuk görülmeye başlanmıştı. Yöre halkı gıda bulamaz hale gelmişti. Yetkililer, Ziraat Bankası’nın yöreye 15 ton mısır dağıtmasını talep ettiyse de banka bu yardımı mevzuata aykırı bularak reddetti. Banka yetkilileri, talebi ve karşılanamama gerekçesini Dâhiliye Nezareti’ne bildirdi. Yöre halkı, hem savaşla hem de açlıkla karşı karşıya kalmış ve kendini çok cepheli bir mücadelenin ortasında bulmuştu.

Giresun gençleri askerlik için ülkenin en uç sınırlarına kadar gitmiş, geride kalan aileleri Rus işgalcilere karşı savunmaya geçmişlerdi. Savaş ve kargaşa döneminde 1918’de Bağdat’ta askerliğini yaparken İngilizlere esir düşen Göreleli Kâtip Rüstemoğlu Abdülhamid’e ait mektuplar, anı, belge, bulgu ve notlar, dönemin koşullarını halk perspektifinden anlamada oldukça önemli materyallerdir.

Nisan 1915’te İngilizlerin kuşattığı Basra’yı geri almak isteyen Osmanlı ordusu “Şuaybiye Savaşları” olarak bilinen harekâtta yenilmiş ve birçok asker ve kamu çalışanı esir düşmüştü. İngiltere bu dönemde dünyada ilk kez “sivil esir sistemi”ni kullanan ülke olmuştu. Osmanlı’nın bitkin düştüğü 1917-1918 yıllarında İngiliz ordusu, beraberindeki Hint ordusuyla art arda Bağdat’a saldırılar düzenledi. Güçsüz kalmış Türk ordusu bu saldırıların karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştı. Çekilirken çembere düşen orduda 5000 kişiye yakın asker, İngilizlerce esir alındı. Bağdat’ta ve Basra’da büyük esir kampları kuruldu. Burada esir alınan askerlere dair Avustralya devlet arşivinde bulunan ve BBC tarafından yayımlanan önemli görüntüler bulunmaktadır. Bu görüntülerden anlaşıldığı üzere, İngiliz ve Hint askerleri Türk esirlere zulmetmiştir. Esirlerin nakli esnasında Dicle’den su içmeye çalışan Türk esirler Hint askerler tarafından acımasızca kırbaçlanmaktadır. Esirlere ancak hayatta kalacak kadar ekmek verilmektedir… (Devam Edecek)

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık