DOLAR: 5.36 TL
EURO: 6.10 TL

GÜCE ADININ KÖKENLERi (2)

1 ay önce
86 kez görüntülendi

Resim bulunamadı
Reklam

Yöreye dair araştırmaları bulunan Fatsa, 1455’e ait Osmanlı tahrirlerinden hareketle, Kırık Nahiyesi adıyla anılan bölgede Göçekse (Gücese) adlı bir köy yerleşiminin bulunduğunu aktarmaktadır. Fatsa’nın aktarımlarına göre, Gücese’de 1485’te yerleşik nüfus bulunmamaktadır. Köy hariçten ekilmektedir. 1530’da da aynı durum söz konusudur. Ancak 1547’de bu köyde hızlı bir iskân hareketinin olduğu anlaşılmaktadır. 1642 tarihli Avarız defterlerine göre, köyde arpa ve buğday ekimi yapılmaktadır.
Yaygın rivayetlerden yola çıkarak hazırlanan resmi kaynaklarda ve çoğu yerel yayınlarda Güce adının, Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Doğu Anadolu’dan buraya gelerek yerleşen “Güceftaroğulları” adlı sülaleden esinlenerek konulduğu aktarılmaktadır. Ancak Güce adının kökenlerine dair Osmanlı döneminde yazılmış eserlerden herhangi bir veri elde edilememiştir. Ahmet Vefik Paşa’nın, Ahmet Rıfat’ın ve Ali Cevad’ın eserlerinde bu adla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Şemseddin Sami’nin Kamus-ı Türkî adlı eserinde ise “güce” sözcüğü “kaynatılmış bulgur, dökülmüş buğday: güce tarhanası” karşılığıyla verilmiştir. Daha eski dönemlerde gidildiğinde, Türkçenin ilk sözlüğü olan Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı Divan-ı Lügati’t-Türk’te “Küçet” adındaki bir Türk kavmine rastlanmaktadır. Kaşgarlı, bu kavmin Harezm bölgesinde yaşamakta olduğunu belirtmiştir. Aynı bilgi, Sümer’in Türk boyları üzerine yaptığı araştırmalarda da geçmektedir.
Kamus-ı Türkî’de olduğu gibi; Kıpçak Türkçesi Sözlüğü’nde de “güce” sözcüğünün karşılığı “bulgur” olarak geçmektedir. Derleme Sözlüğü’nde ise “güce” sözcüğü, Giresun-Güce yöresine yer verilmeksizin yerel anlam farklılıklarıyla şöyle aktarılmıştır:
1.Kırılmış buğday, yarma (Çanakkale-Biga yör.) 2.Yarılmış mısır, burçak (Yeşilova-Burdur yör.) 3.Bir çeşit oyun (Rize yör.).
Türkiye’de bugün Güce ilçesinin dışında, Güce adıyla ilişkili olabileceği düşünülen bazı yer adları bulunmaktadır. Bunlardan biri, Giresun’un Çamoluk ilçesine bağlı Gücer köyü, biri Eskişehir’in Mihalıçcık ilçesine bağlı Güce mahallesidir. Diğeri de Zonguldak’ın Kozlu ilçesine bağlı köylerinden biri olan Gücek köyüdür.

Mihalıçcık’ın Güce mahallesinin ad kökeni, yerli halk arasında şöyle bir rivayete dayanmaktadır: Buraya yerleşen ilk Türk kitlesinin içinde oldukça güçlü ve çalışkan insanlar bulunmaktadır (Hayri Tuna ile yapılan görüşme, 15.09.2017). Dolayısıyla bu yere gücü temsil eden “Güce” adı konulmuştur. Bu rivayet, Güce mahallesinin ad menşeinden uzak bir yakıştırmadır. Çamoluk’un Gücer köyü ise 1993’te Pınarlı köyünden ayrılmıştır. Yerli halk, eskiden mahalle statüsünde olan bu adın yüzlerce yıldır kullandığını ancak adın menşeine dair herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmektedir (Celal Çolakel ile yapılan görüşme, 05.09.2017)6. Kozlu’ya bağlı Gücek köyünün ad menşei hakkında da herhangi bir yazılı ya da sözlü veriye ulaşılamamıştır (Bilal Başyiğit ile yapılan görüşme, 11.09.2017).
Osmanlı yer adlarında ilişkin çalışmaları olan Akbayar’ın eserinde “güce” sözcüğü ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak muhtelif tarihlerde Osmanlı coğrafyasında “güce” adıyla ilişkili olabileceği düşünülen bazı topluluk veya yer adlarıyla nadiren de olsa karşılaşılmaktadır. 1857 Yılında Çukurova yöresinde “Küçü oğlu” adlı bir oymağın bulunması, bu duruma örnektir. Uğur, Türklerin yer adlandırmalarında kullandıkları yöntemleri şöyle tasnif etmiştir: Türklerde genellikle arazinin şekli, rengi, sahibinin adı, suyunun özellikleri ve arazide geçen olaylara göre yer adlandırması yapılmıştır. (Kaynaklar: Derleme Sözlüğü VI, 1993, s. 2207; Cumhuriyetimizin 75. Yılında Giresun, 1998, s. 205; İ. Kara, Giresun Üzerine, 2010, s. 68; M. Fatsa, 15. ve 16. Yüzyıllarda Giresun, 2010, s. 220; A. Uğur, Türkmen ve Avşarlarda Ad Verme veya Adlandırma Adetleri. Türk Dünyası Tarih Dergisi, 55, s. 1991, s. 12-15; Köy Köy Türkiye, 2003, s. 266; T.C. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü, 1968, s. 241; R. Toparlı, Kıpçak Türkçesi Sözlüğü, 1993, s. 131, 142; F. Sümer, Oğuzlar, 1999, s. 58; Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügati’t-Türk, 2005, s. 331; Ahmet Vefik, Lehçe-i Osmanî-2, 1293; Ahmet Lügât-ı Tarihiyye-I, 1299; Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Coğrafya Lügâtı, 1313; Şemseddin Sami, Kamus-ı Türkî, 1317, s. 1191; N. Akbayar, Osmanlı Yer Adları Sözlüğü, 2001). -DEVAM EDECEK-

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık