DOLAR: 6.77 TL
EURO: 7.68 TL

1930’LARDA ŞEBİNKARAHİSAR KÖYLERİNDE YOKSULLUK (1)

2 ay önce
534 kez görüntülendi

Resim bulunamadı
Reklam

Dönemin yerel basınından elde edilen bilgilere göre, 1936’da Şebinkarahisar köylerinde yaşanan ciddi bir kuraklığın ardından köy halkı zor durumda kalmıştı. Kuraklık neticesinde köylünün ektiğini biçememesi, gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesi ve bu süreçteki kış koşullarının Şebinkarahisar’ın çevresiyle ulaşım olanağını kısıtlaması halkı bazı muhtekirlerin eline düşürmüştü. Çünkü çevresindeki merkezlere ulaşımı kapanınca, buraya yardım gönderilmesi de olanaksız hale geliyordu. Elinde avucunda ne varsa gıda ihtiyacına sarf eden çaresiz köylüler, bu imkânsızlıkların getirdiği mecburiyetle gıda ihtiyaçlarını dört-beş katı fiyatına ihtikârcılardan satın almak zorunda kalmıştı. 1936-1937 yılları Şebinkarahisar köylüleri içi oldukça zor geçmişti… Ancak bu süreçte ilçeye yeni atanan kaymakam Nuri Güven, bu durumu fark ederek köylüyü böyle zamanlarda muhtekirlerin elinden kurtarmak için önemli bir girişimde bulunmuştu: Köy ambarları kurulacak, bu ambarlar sayesinde köylü kıtlık, kuraklık yaşandığında dört-beş katı fiyatına gıda ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalmayacaktı. Dönemin basını, Kaymakam Güven’in bu projesini “İdeal Köycülük” başlığıyla haber yapmıştı:

“İdeal Köycülük
Ş. Karahisar (Hususi)- Geçen sene bu vakitte Ş. Karahisar köylerinin yürekler sızlatan yokluk vaziyeti hatırlardadır. Bu dolayın o sene kuraklık geçirmesi köylünün ektiğini alamaması düşündürür iktisadi buhranlar ve ızdıraplar husule getirmişti…
O zaman kazamıza yeni gelen kaymakam Bay Nuri Özdemir [Nuri Güven] bu acı hakikatten çok müteessir olarak buna bir çare bulmak için memleket gençliğini bir araya toplamış, uzun uzadı dertleşmişlerdir: Köylüyü kurtarmak için bu mıntıkada tek çare, köy anbarları ihdas etmekten ibaret olduğu kanaatına varılmıştı. Çünkü bazı fırsat düşkünü muhtekirler, geçen sene bu vakit köylüyü en dar zamanında yakalayarak ölçeğini (kod) 30 kuruşa mal ettikleri arpayı 130 kuruşa; 40-45 kuruşa mal ettikleri buğdayı 180 kuruşa satıyorlardı. Zaten fakir olan, kuraklık geçiren köylü, malını, davarını kısmen satarak önce kendilerinden çok ucuz alınan bu hububatı 4-5 misli fiyata satın almak mecburiyetinde kalmışlardı. Ve böylece köylü ateşten ekmek yiyordu… Hele yolların kıştan kapalı olması, hiçbir taraftan vaktinde yardım yapılamaması bura köylerini muhtekire yediriyordu…

İşte, köylünün bir daha böyle fena akıbetlerle ezilmemesi için onu kurtarmak, tedbirler almak yapılacak işi köylüye anlatmak, köylüyü uyandırmak lazımdır… İyi ve ileri görüşlü genç kaymakam ehemmiyetle durduğu bu mesele üzerinde memleket gençliğini vazifelendirdi… Hakiki köycüleri köylere gönderdi. Kendi köylere çıktı, köy anbarları kuracağını ve bunu faydalarını durup dinlenmeden köylüye anlattılar… Geçen sene başlayan bu faaliyet gittikçe inkişaf ediyor. Birçok köylerde köy anbarları kuruldu… Kaymakam köy köy dolaşıyor… Ve eserini kontrol ediyor… Köylünün içine giren ve ihtiyaçlarını, dertlerini yakından gören kaymakam B. Nuri Özdemir [Nuri Güven] muvaffak oluyor…” (Akgün, 1 Nisan 1937).
1936’daki bu kıtlık tespitlerinden sonra, Kaymakam Nuri Güven’in Şebinkarahisar köylerinde teşkil etmeye başladığı köy ambarlarının sayısı giderek artmaya başladı. Böylelikle köylülerin, olağanüstü bir durumda, gıda kıtlığı karşısında yardımsız ve muhtaç kalmaması planlanmış, “köylünün ateşten ekmek yemesi”ne nihayet verilmek istenmişti. Köycülük politikaları gereği, Şebinkarahisar köylülerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi hususunda Kaymakam Nuri Güven’in girişimleri Giresun basınında yankı uyandırmıştı.
Otuzlu yıllarda Giresun-Şebinkarahisar hattında yol çalışmaları büyük ölçüde iyileştirilmiş olsa da ulaşım konusunda her şey tam anlamıyla hallolunmuş değildi. Giresun yerel basınına 1938’de bu yönde yazılan bir yakınma yazısı, Giresun’dan İç Anadolu’ya açılan yolların bakımsızlığından ve köprülerin yetersizliğinden bahsetmiş, çözüm önerileri sunmaya çalışmıştır. Cemal Bingöl imzalı bu yazı şöyledir: “Karadeniz’in Şark kısmını, Samsun ve Trabzon’dan sonra, İç Anadolu’ya bağlayan hemen tek yol Giresun-Karahisar yoludur. Giresun’dan Karahisar kadar kısmı da güzelleşmiştir. Yalnız, İkisu ile Tamdere arası yolun umumî vaziyeti ve virajları ile dardır…” (Akgün, 14 Temmuz 1938).

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık