DOLAR: 20.9 TL
EURO: 22.5 TL

1928 YAZINDA YAĞAN KAR

5 yıl önce
695 kez görüntülendi

1928 YAZINDA YAĞAN KAR
Reklam
Adana dul escort Çukurova dul escort Seyhan dul escort Ankara dul escort Mamak dul escort Etimesgut dul escort Polatlı dul escort Pursaklar dul escort Haymana dul escort Çankaya dul escort Keçiören dul escort Sincan dul escort Antalya dul escort Kumluca dul escort Konyaaltı dul escort Manavgat dul escort Muratpaşa dul escort Kaş dul escort Alanya dul escort Kemer dul escort Bursa dul escort Eskişehir dul escort Gaziantep dul escort Şahinbey dul escort Nizip dul escort Şehitkamil dul escort İstanbul dul escort Merter dul escort Nişantaşı dul escort Şerifali dul escort Maltepe dul escort Sancaktepe dul escort Eyüpsultan dul escort Şişli dul escort Kayaşehir dul escort Büyükçekmece dul escort Beşiktaş dul escort Mecidiyeköy dul escort Zeytinburnu dul escort Sarıyer dul escort Bayrampaşa dul escort Fulya dul escort Beyoğlu dul escort Başakşehir dul escort Tuzla dul escort Beylikdüzü dul escort Pendik dul escort Bağcılar dul escort Ümraniye dul escort Üsküdar dul escort Esenyurt dul escort Küçükçekmece dul escort Esenler dul escort Güngören dul escort Kurtköy dul escort Bahçelievler dul escort Sultanbeyli dul escort Ataşehir dul escort Kağıthane dul escort Fatih dul escort Çekmeköy dul escort Çatalca dul escort Bakırköy dul escort Kadıköy dul escort Avcılar dul escort Beykoz dul escort Kartal dul escort İzmir dul escort Balçova dul escort Konak dul escort Bayraklı dul escort Buca dul escort Çiğli dul escort Gaziemir dul escort Bergama dul escort Karşıyaka dul escort Urla dul escort Bornova dul escort Çeşme dul escort Kayseri dul escort Kocaeli dul escort Gebze dul escort İzmit dul escort Malatya dul escort Manisa dul escort Mersin dul escort Yenişehir dul escort Mezitli dul escort Erdemli dul escort Silifke dul escort Akdeniz dul escort Anamur dul escort Muğla dul escort Bodrum dul escort Milas dul escort Dalaman dul escort Marmaris dul escort Fethiye dul escort Datça dul escort Samsun dul escort Atakum dul escort İlkadım dul escort Adıyaman dul escort Afyonkarahisar dul escort Ağrı dul escort Aksaray dul escort Amasya dul escort Ardahan dul escort Artvin dul escort Aydın dul escort Balıkesir dul escort Bartın dul escort Batman dul escort Bayburt dul escort Bilecik dul escort Bingöl dul escort Bitlis dul escort Bolu dul escort Burdur dul escort Çanakkale dul escort Çankırı dul escort Çorum dul escort Denizli dul escort Diyarbakır dul escort Düzce dul escort Edirne dul escort Elazığ dul escort Erzincan dul escort Erzurum dul escort Giresun dul escort Gümüşhane dul escort Hakkari dul escort Hatay dul escort Iğdır dul escort Isparta dul escort Kahramanmaraş dul escort Karabük dul escort Karaman dul escort Kars dul escort Kastamonu dul escort Kırıkkale dul escort Kırklareli dul escort Kırşehir dul escort Kilis dul escort Konya dul escort Kütahya dul escort Mardin dul escort Muş dul escort Nevşehir dul escort Niğde dul escort Ordu dul escort Osmaniye dul escort Rize dul escort Sakarya dul escort Siirt dul escort Sinop dul escort Sivas dul escort Şanlıurfa dul escort Şırnak dul escort Tekirdağ dul escort Tokat dul escort Trabzon dul escort Tunceli dul escort Uşak dul escort Van dul escort Yalova dul escort Yozgat dul escort Zonguldak dul escort

2017-2018 kışında Trabzon-Giresun yöresinde “kış olmadı” denilecek düzeyde havalar güzel gitmiş, beklenen oranda kar yağmamıştır. Öyle ki kardan nasibini alamayan sahil halkı kar görmek için, yüksek köylere ve yaylalara akın etmişlerdir. Eskiden zulümle anılan kar, artık eğlence ile anılır hale gelmiştir.

Kar, 21. yüzyılda belki halk için heyecanla beklenen bir eğlence unsuruydu. Ancak geçmişte durum hiç de öyle değildi! Kar, eskiden özellikle köyler için çileydi. Geçim sıkıntısı, ulaşım zorluğu ve hayvanların beslenmesi gibi pek çok olumsuzluk karla özdeşleştirilmişti.

Hele bir de kar vakitsiz yağdıysa, yörede durum daha da vahimdi: Kışlıklar hazırlanmamış, tarlalarda işler bitmemiş ve en önemlisi vakitsiz yağan kar ürünlerde donma ve yanma vakalarına yol açmış oluyordu. Durum böyle olunca hayaller erteleniyordu. Vakitsiz yağan kar fındıkları yakıyor, “fındık sonu veresiye” diye bir ticari referans kalmıyor, evlenecek olanlar bir sonraki yılı beklemek zorunda kalıyordu…

İşte 1928’de Trabzon-Giresun yöresinde tam böyle bir olay yaşanmıştı. Ağustos ayında yarım metre boyunda yağan kar, insanlarda ve hayvanlarda can ve mal kayıplarına yol açmıştı… Cumhuriyet gazetesi olağanüstü olayı şöyle haber yapmıştı:

“Dünya tersine mi dönüyor?

Trabzon ve havalisine müdhiş kar yağdı, soğuktan incimad edenler olduğu gibi hayvanlarda da telefat var!

Trabzon-20 (Muhabir-i mahsusamızdan)- Kış erken gelmiştir. Ve Bingöl yaylalarından evvelce yağan kardan başka yeniden yarım metreye yakın kar yağmıştır. Soğuk pek ziyade ve birden bire arttığı için iki kişi donarak ölmüştür. Hayvanat meyanında müthiş telefat vardır. –Şemseddin” (Cumhuriyet, 21 Ağustos 1928).

1928’de bugünkü yaşam olanaklarının mevcut olmadığı açıktır. Tarlalar ve bahçeler adeta yöre insanının yaşam standartlarını belirlemektedir. Fındık 1928’de bugünkü kadar yaygın olmasa da ekinler temel geçim unsurudur.

Cumhuriyet döneminin seçkin isimlerinden Sadettin Kaynak tarafından bestelenen ve Safiye Ayla’nın özgün yorumu ile TRT radyolarında yıllarca yankılanan bir türküde de yer verildiği üzere; “ekinler”in varlığı şükürle anılmıştır… Ekinlerin yokluğu, yani üstüne yağan vakitsiz kar ise yöre insanı için en büyük talihsizliktir…

“Ekinler sarardı biçtik güz geldi
Hakk’a şükür bu yıl bire yüz geldi
Nidem ki yokluğun pek öksüz geldi
Sen yeterdin ekinleri neyliyem”

Ağustos 1928’de yağan kar yöre insanına “dünya tersine mi dönüyor?” sorusunu sordurmuştur. Ekonomik döngünün anormalleşmesini, kardan zarar gören ekinleri bu soruyla değerlendiren yöre insanı ile sevgiliyi de ekinlerle anlatan türküler arasındaki ilişki son derece dikkat çekici, bir o kadar da tutarlıdır. Nitekim benliğimiz türkülerimizle açığa çıkar… Gerek türkülerimizde, gerekse yöre yaşlılarının anlatımlarında “vakitsiz yağan kar ile ekin ilişkisi” “ah…, hey gidi…” diye başlıyorsa bugüne dek hiç yazılmamış; ekinler üzerinden yazılacak, bir sosyal tarih anlayışını artık benimsemek gerekiyor!

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık