DOLAR: 18.8 TL
EURO: 20.5 TL

1914’TE “İZMİR MEKTUPLARI”NDA ÇEPNİLER-3

5 yıl önce
536 kez görüntülendi

1914’TE “İZMİR MEKTUPLARI”NDA ÇEPNİLER-3
Reklam
Adana dul escort Çukurova dul escort Seyhan dul escort Ankara dul escort Mamak dul escort Etimesgut dul escort Polatlı dul escort Pursaklar dul escort Haymana dul escort Çankaya dul escort Keçiören dul escort Sincan dul escort Antalya dul escort Kumluca dul escort Konyaaltı dul escort Manavgat dul escort Muratpaşa dul escort Kaş dul escort Alanya dul escort Kemer dul escort Bursa dul escort Eskişehir dul escort Gaziantep dul escort Şahinbey dul escort Nizip dul escort Şehitkamil dul escort İstanbul dul escort Merter dul escort Nişantaşı dul escort Şerifali dul escort Maltepe dul escort Sancaktepe dul escort Eyüpsultan dul escort Şişli dul escort Kayaşehir dul escort Büyükçekmece dul escort Beşiktaş dul escort Mecidiyeköy dul escort Zeytinburnu dul escort Sarıyer dul escort Bayrampaşa dul escort Fulya dul escort Beyoğlu dul escort Başakşehir dul escort Tuzla dul escort Beylikdüzü dul escort Pendik dul escort Bağcılar dul escort Ümraniye dul escort Üsküdar dul escort Esenyurt dul escort Küçükçekmece dul escort Esenler dul escort Güngören dul escort Kurtköy dul escort Bahçelievler dul escort Sultanbeyli dul escort Ataşehir dul escort Kağıthane dul escort Fatih dul escort Çekmeköy dul escort Çatalca dul escort Bakırköy dul escort Kadıköy dul escort Avcılar dul escort Beykoz dul escort Kartal dul escort İzmir dul escort Balçova dul escort Konak dul escort Bayraklı dul escort Buca dul escort Çiğli dul escort Gaziemir dul escort Bergama dul escort Karşıyaka dul escort Urla dul escort Bornova dul escort Çeşme dul escort Kayseri dul escort Kocaeli dul escort Gebze dul escort İzmit dul escort Malatya dul escort Manisa dul escort Mersin dul escort Yenişehir dul escort Mezitli dul escort Erdemli dul escort Silifke dul escort Akdeniz dul escort Anamur dul escort Muğla dul escort Bodrum dul escort Milas dul escort Dalaman dul escort Marmaris dul escort Fethiye dul escort Datça dul escort Samsun dul escort Atakum dul escort İlkadım dul escort Adıyaman dul escort Afyonkarahisar dul escort Ağrı dul escort Aksaray dul escort Amasya dul escort Ardahan dul escort Artvin dul escort Aydın dul escort Balıkesir dul escort Bartın dul escort Batman dul escort Bayburt dul escort Bilecik dul escort Bingöl dul escort Bitlis dul escort Bolu dul escort Burdur dul escort Çanakkale dul escort Çankırı dul escort Çorum dul escort Denizli dul escort Diyarbakır dul escort Düzce dul escort Edirne dul escort Elazığ dul escort Erzincan dul escort Erzurum dul escort Giresun dul escort Gümüşhane dul escort Hakkari dul escort Hatay dul escort Iğdır dul escort Isparta dul escort Kahramanmaraş dul escort Karabük dul escort Karaman dul escort Kars dul escort Kastamonu dul escort Kırıkkale dul escort Kırklareli dul escort Kırşehir dul escort Kilis dul escort Konya dul escort Kütahya dul escort Mardin dul escort Muş dul escort Nevşehir dul escort Niğde dul escort Ordu dul escort Osmaniye dul escort Rize dul escort Sakarya dul escort Siirt dul escort Sinop dul escort Sivas dul escort Şanlıurfa dul escort Şırnak dul escort Tekirdağ dul escort Tokat dul escort Trabzon dul escort Tunceli dul escort Uşak dul escort Van dul escort Yalova dul escort Yozgat dul escort Zonguldak dul escort

Bu yazı, Çepniler konusunda bir bütünü ihtiva etmemektedir. Yalnızca son dönem Osmanlı aydınlarından Kazım Nami’nin 1914’teki gezi yazılarından oluşmaktadır. İlgili metnin ilk iki parçası, 1914’te “İzmir Mektupları”nda Çepniler-1 ve 2” başlıklarıyla önceki haftalarda yayınlanmıştır. Eğitimci ve siyasetçi Kazım Nami’nin 1914’teki izmir escort seyahatinde, bölgedeki Çepnilerden bir kısmı ve Türk boyları üzerinde yaptığı gözlemlere dair Türk Yurdu Dergisi’nde yayınladığı yazının devamı şöyledir:

“…Eşme ve Alaşehir kazaları arasında yerleşmiş olan “Kayu Hani” aşiretinden, bir kaza neticesi olarak katil sıfatıyla habsedilen Ali Bey nâmında genç bir zatla da görüştüm. “Kayu” tabiri Kavıveya “Kaya” tabirlerinden başka birşey olmamak gerektir. Ali Beyden öğrendiğime göre “Kayuhan” aşireti hürriyetin ilânına kadar göçebe bir hâlde bulunuyor, yazı yaylaklarında, kışı kışlaklarında geçiriyormuş; hürriyetin ilânından sonra iskân edilmişler. “Kayuhan”lılar birçok oymaklara ayrılıyorlar ki bazılarının isimlerini öğrenebildim: “Sarıtekeli, Karatekeli, Kızılkeçili, Manarlı, Hardal, Çapanı (Caberli), Yağcıbedirli, Karayağcı, Musularlı(Musalarh), İnnecifarsak, Gacar (Kaçar), Horzum (Hârizm), Yurhan, Zeamet, Cerîd, Çiyan, Alamaslı, Alıcı, Karasıyır Alıcısı, Saçlı, Karabağ, Araplı, Kızıiışıklı”. Bu İsimlerin ne dereceye kadar doğru olduğunu ve aynı aşiretin daha başka oymakları olup olmadığını tahkik etmek benim için mümkün olmadı. Vaktim ve İşim müsait olsa İdi, bu oymakların bulunduğu yerlere kadar gitmek, onların her hâlini görüp anlamak isterdim. Bu oymakların çoğu bugün bile iskân edememişler, hâlâ göçebe olarak yaşamakta bulunmuşlardır. Kayuhan aşireti Adana, Hüdâvendigâr, Aydın, Halep ve Konya vilâyetleri dâhilinde bulunuyor. Bunların Süleyman Şâh’ın vefatı üzerine Ertuğrul ve Dündar beylerle “Caber Kalesi”nden ayrılan takımdan olmaları mümkündür. Bağdad, Musul, Diyarbekir vilâyetlerinde bulunan Akkoyunlularla Karakoyunluların ve belki daha başkalarının Ertuğrul takımından ayrılanlardan olması muhtemeldir. Tarihlerimizde bu ikinci takım hakkında hemen hiçbir haber yoktur. Ne yazıktır ki Osman Gazi’den evvelki Türk tarihinden bu kadar gafil ve cahil kalalım. Hapishanede Karakeçili oymağından Gök Halil oğlu Ahmed Ali nâmında bir mahbusla da tanıştım. Uzun boylu, arslan yapılı, kara sakallı, otuz beş kırk yaşlarında bulunan bu adam bana ne kadar sevimli geldi. Bana o yanık sesiyle birkaç koşma okudu; mahbuslardan biri de kendisine bağlamasıyla iştirak ediyordu. Kayuhan aşiretinin beylerbeylerinden Curaoğlu’nun bilmem hangi Moskof muharebesine gönüllü kumandan olarak giderken söylediği türküler, bu temiz ruhlu göçebe Türkler arasında ne kadar ateşli okunuyor. Bu türkülerden birkaç kıt’ayı şuraya yazıyorum:

Aslımı sorarsanız yurdun azgını/Ölür giderim de kimseye vermem bozgunu

Oğlan Rusyalı döndürürüm leşine kara kuzgunu/Hani benimde âh ekmeğimi yiyenler

İçip de kahvemi dem sürenler/Geçüp de karşıma kendini öğenler

Onlar hep ilk akşamdan kaçtı/Kızılelma’dan öte der Curaoğlu

Tarlada bağlıdır koçyiğit atı/Tâ evvelden söylenir beylerin medhi

Bilmemişim ana baba kıymeti/Ense yanımda bir karlı dağ imiş.

N’ola hey Ailahım n’ola/Açılan güllerimiz sararıp sola

Meğer Hak’tan bir imdat ola/Ayaklanmaz gayri düşen yiğit

Vezinleri birbirine pek uymayan, kâfiyeleri bozuk giden bu güzel türküleri bizim İstanbul’un heyheyli gazellerine, dümtekli şarkılarına tercih ettiğimi söylersem beni zevksizlikle, kabalıkla itham edenler bulunabilir; fakat bir de bunları o âlemde, çadır altında veya bir köy evinde yanık yanık ırlayan delikanlılardan dinlemeli: Bize Türk ruhunu terennüm eden bu ibtidâî âhenklerden derin derin mütehassis olmamak kabil olmuyor. Ben bu kısa ve sathı seyahatimden bir hakikat anladım ki o da Anadolumuzun hiç görüp gezilmemiş olması, bu güzel kıt’ada nasıl yaşadıklarını bilmediğimiz saf ve temiz Türklerin bizce bütün bütün meçhul kalmasıdır. Aydın vilâyetini senelerce kasıp kavuran meşhur Çakırcalı Mehmed’in mensup olduğu Gacar “Kaçar” aşiretinin, hâlâ İran’da hüküm süren saltanatın müessisini yetiştirmiş olduğunu hiçbir vakit aklımıza bile getirmemişizdir. “Gacar” aşireti büyük kahramanları ve güzel kızlarıyla Anadolu’da pek meşhurdur. Başka oymaklar “Gacar” oymağından kız almağı büyük bir muvaffakiyet ve şeref bilirler” (Kazım Nami, Türk Yurdu, 20 Ocak 1914, sayı: 57, ss. 156-158. Derginin bu kısmının elime geçmesinde büyük katkısı olan Dr. Yalçın Yılmaz Bey’e teşekkürü borç bilirim).

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık